ugh

Dünyamızda var olan Uluslararası oluşumlar içerisinde Birleşmiş Milletler’den  sonra Dünyanın yüzde 70’ine hitabeden 2. Uluslararası oluşum çalışmasıdır.

YENİ  TANIMLAMA VE GEREKLİLİĞİ

Dünya Barış Kutbu’nun gelişen olaylar karşısında yeni küresel konumlanmasının dünya tarafından ayırt edilebilinmesi için gerekli olan tanımlama gereği DM üyesi ülkeler askeri envanterlerini görevlendirilme amacına uygun Dünya Savaş Kutbu’nu temsil eden tanımlamalar; savaş uçağı, savaş gemisi, savaş donanması ve diğer argümanlarına karşı barış uçağı, barış gemisi, barış donanması olarak değiştirmesi ile dünya kamuoyunun dünyadaki askeri hareketliliğin kimler tarafından ve en önemlisi hangi amaç için yapıldığı konusunda kendisini emin ve güvende hissedeceği yeni yapılanmadır.

KAMUOYUDA ALGILANILACAK OLAN AYIRT EDİCİ YANSIMALARI

Türkiye barış gemileri  ……. savaş gemilerinin Afrika ümit burnundaki ilerleyişini durdurdu. 

Dünya Barış Kutbu Dünya Savaş Kutbu’nu durdurdu.

Sahip olduklarınız için yapmış olduğunuz tanımlamalar onlara hangi amaç için sahip olduğunuzun kanıtıdır.

                                                                                                                                          Yakup GÜNER.

DÜNYA BARIŞ KUTBU

 

ÖNSÖZ

     Türkiye Avrupa Kıtasında toprağı olan bir ülke olarak Avrupa birliğinin kurulması amacı ile ilk adımı atabilir ve Avrupa Birliğinin katılım koşullarını belirleyerek Avrupa Birliğine girmek için Kriterleri yerine getiren değil Avrupa Birliği Kriterlerini belirleyen lider ülke olabilirdi. Aynı Kararlı adım ile NATO ve Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kurulması teklifini dünyaya sunabilir ve bu iki Uluslararası oluşumun kurucusu olabilirdi ama zamanında gereken Kararlı tutumu gösteremediği için yukarıda belirtilen oluşumların kurucusu olamamıştır.

    Bugün Türkiye yukarıda belirttiğimiz ve diğer Uluslararası oluşumların tamamının üstünde olan Uluslararası yeni bir oluşumun kurucusu olarak Kriterleri yerine getirmesi gereken bir ülke değil Kriterleri belirleyen bir ülke olmuştur.

DÜNYA BARIŞ KUTBU 

      Hayat kendi sürecinde dünya siyasetini; 1700’ler 1800’ler 1900’ler ve 90’lar da Medeniyetler çatışması tezinin oluşturduğu politikalar ile kararsız ülke Türkiye’nin ardından 2000’li yıllarda güçlü bir irade ile yola çıkıp devamında komşular ile sıfır sorun adımına komşularının yeni sorunlar ile karşılık vermeleri sonucu tüm olumsuzluklara rağmen yanlış olanı yapmak yerine değerli yalnızlığı seçmesi ve sonrasında Uluslararası arenadaki yalnızlığı ile sahip olduğu değerlerinin yeniden değerlendirmesini yaparak 2016’da Dünya Barış Kutbu Konsorsiyum Protokolü’nü dünyaya kazandırması ile şekillendirerek dünyaya yeni bir kapı aralıyor.

      Samuel Huntington’un Medeniyetler çatışması tezi ile kararsız ülke olarak tanımlanan Türkiye Kararını verdi. Uluslararası camianın kararsız ülke olarak tanımladığı ve oluşturdukları politikalar ile zaman içerisinde gelişen olayların oluşturmuş olduğu konularda Türkiye’nin karar verme aşamasında kendisine verilen sözlerin tutulmaması sonucu dünyaya Türkiye’nin kararsız bir ülke haline geldiği izlenimi verilmiştir. Türkiye ise kendisinin kararsız bir ülke olduğu kanısına varan ülkelerin tutumlarına karşı var olan değerlerinden güç alarak kararlılığını soyuttan somut bir hale getirerek dünyanın meşru ve doğru olan geleceğinin Kararını vermiştir.

       Bu Karar Türkiye’nin bu günden itibaren Dünya Barış Kutbunda olduğunun göstergesidir. Diğer ülkelerin Kararsız ülke konumları ile kararları hangi yönde olacak?

       Dünya Barış Kutbu mu? Dünya Savaş Kutbu mu?

       Buna bugün Türkiye’nin dünyanın Kararlı bir ülkesi oluşunun yanında dünyanın %30 azınlığını oluşturan diğer kararsız ülkelerinin belirleyeceği karar; Türkiye gibi Kararlı bir ülkemi olacaklar yoksa dünyanın kararsız ülkeleri olarak mı yollarına devam edecekler. Bu kendi tercihleri çünkü dünyanın %70‘i dünya barışından yanadır.

     Batı dünyasının bir kısmı medeniyetler çatışması ve türevi olan ve gelecekte savaş ve soykırım suçu olarak kabul edilecek tez paylaşımları ile dünyayı içinden çıkılamaz bir kaosa sürüklemişlerdir. Türkiye ise dünyanın bir bölümüne değil dünyanın tamamına Dünya Barış Kutbu Konsorsiyum Protokolü ile meşru bir yol ve yaşanabilir hayat imkanı kazandırmıştır.

      Bizler bir kısım alt kültüre sahip toplumlar ve ülkeleri gibi önce ötekileştirip sonra suçlayıp sonrasında ise suçlu ilan etmeyiz. Bu bizim üst kültüre sahip medeni toplumumuzun ve ülkemizin kabul edip uygulayabileceği bir tutum değildir.

     Dün Medeniyetler çatışması ve türevi tezler dünyanın doğalıydı ve bu süreç yaşandı. Yaşanan bu süreç zarfında dünya kendisini; kendisinin doğalına yani yanlış olan bir yoldan dönerek doğru olana bu günkü dünyanın doğalına Dünya Barış Kutbuna ulaştırmıştır.

     Bu günden sonra Türkiye Medeniyetler çatışması ve türevi olarak hazırlanmış ve hazırlanabilecek tezlerin içerisine ve bu tezler ile oluşturulacak Uluslararası (Toplumların çatışması çalışmaları) politikalarına dahil edilemeyecektir.

     Medeniyetler çatışması ve türevi tezler, bu tezleri hazırlayan ve kabul eden alt kültür mensubu kişi, toplum ve ülkelerin kendi sorunlarıdır. Artık Medeniyetler çatışması ve türevi tezler ile oluşturulan politikaların Türkiye için bağlayıcı bir yönü kalmamıştır.

      Dünya Barış Kutbu Konsorsiyum Protokolü Türkiye’nin dünyada barışın Garantör ülkesi olması için çalışmalar yürüten şahıs ve kuruluşlara açık resmi bir çalışmadır.

                                                                                                                                            Yakup GÜNER.

DÜNYA BARIŞ KUTBU KONSORSİYUM PROTOKOLÜ

KURUCU ÜLKE

TÜRKİYE

MÜTTEFİKLERİ

ÜLKE İSİMLERİ KATILIM TEKLİFİ SÜRECİNE GELİNMEDİĞİ İÇİN BELİRTİLMEMİŞTİR.

                                                                      twitter.com @DunyaBarisKutbu Resmi iletişim adresidir.

dunya-baris-kutbu-konsorsiyum-protokolu

ULUSAL BASIN
 İHA                                                                                                              21 Mart 2016 13:57

Güner: ‘Türkiye, Dünya Barış Kutbu’nun kurucusudur’

Araştırmacı yazar Yakup Güner, Türkiye’nin artık kararsız bir ülke olmadığını medeniyetler çatışması tezinin anti tezi olduğunu ve fiiliyatta ‘Dünya Barış Kutbu’nun temelini attığını söyledi.

Araştırmacı yazar Yakup Güner, Türkiye’nin tüm coğrafi ve siyasi imkanlara rağmen Avrupa Birliği’nin, NATO’nun, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün kurucusu olamadığını belirterek “Bugün Türkiye fiiliyatta belirttiğimiz uluslararası oluşumların tamamının üstünde olan uluslararası başka bir oluşumun kurucusu olmuştur. Türkiye, Dünya Barış Kutbu’nun temelini atmıştır. Bu adım ile Türkiye Kriterleri yerine getirmesi gereken ülke değil kriterleri belirleyen ülke olmuştur. Kararsız ülke Türkiye’nin ardından 2000’li yıllarda güçlü bir irade ile yola çıkıp devamında Türkiye’nin komşular ile sıfır sorun adımına komşularının yeni sorunlar ile karşılık vermeleri sonucu tüm olumsuzluklara rağmen yanlış olanı yapmak yerine değerli yalnızlığı seçmesi ve sonrasında Uluslararası arenadaki yalnızlığı ile sahip olduğu değerlerinin yeniden değerlendirmesini yaparak 2016’da Dünya Barış Kutbu Konsorsiyum Protokolü’nü dünyaya kazandırması ile şekilleniyor” dedi.

Samuel Huntington’un Medeniyetler çatışması tezinde kararsız ülke olarak tanımlanan Türkiye’nin kararını verdiğini belirten Güner, “Uluslararası camianın kararsız ülke olarak tanımladığı ve oluşturdukları politikalar ile zaman içerisinde gelişen olayların oluşturmuş olduğu konularda karar verme aşamasında Türkiye’ye verdikleri sözü tutmayarak kararsız bir ülke haline getirmişlerdir. Türkiye ise var olan kararlılığını soyuttan somut bir hale getirerek dünyanın meşru ve doğru olan geleceğinin kararını vermiştir. Bu karar Türkiye’nin bu günden itibaren ‘Dünya Barış Kutbu’nda olduğunu gösterir” ifadelerini kullandı.

Dünyanın yüzde 70‘inin barıştan yana olduğunu vurgulayan Yakup Güner, “Batı dünyasının bir kısmı medeniyetler çatışması görüşü ve türevi olan gelecek savaşları tezleri ile dünyayı içinden çıkılamaz bir kaosa sürüklemişlerdir. Türkiye ise dünyanın bir bölümüne değil dünyanın tamamı için Dünya Barış Kutbu Konsorsiyum Protokolü ile meşru bir yol ve yaşanabilir hayat imkanı kazandırmıştır. Medeniyetler çatışması ve türevi tezler, bu tezleri hazırlayan ve kabul eden alt kültür mensubu kişi, toplum ve ülkelerin kendi sorunlarıdır. Artık Medeniyetler çatışması ve türevi tezlerin ve bu tezler ile oluşturulan Uluslararası politikalarının Türkiye’yi bağlayan bir yönü kalmamıştır” dedi.